• SÜT TOZU  PİYASASI DEĞERLENDİRME

    SÜT TOZU  PİYASASI DEĞERLENDİRME-SONUÇ

    Hayvancılık halkın beslenme ihtiyacının karşılanması, yarattığı katma değer ve
    istihdama olan katkısı nedeniyle tarım içerisindeki rolü önemli olan bir sektördür. Süt
    sığırcılığı ise üreticiye düzenli bir gelir ve kırsal kesimde reel servet artışı sağlayan, üreticisanayici entegrasyonunda bilgi ve teknoloji aktarımı ile üreticinin çağa uyumu için en etkili  faaliyettir. Fakat mevcut ekolojik şartlar ve doğal kaynaklar potansiyeli düşünüldüğünde, gelişmiş olması gereken hayvancılık sektörü, üretimden tüketime kadar var olan pek çok
    yapısal problem sebebiyle henüz istenilen düzeye gelememiştir.

    Planlı dönemden itibaren tarımsal üretim içerisinde hayvancılığın payını artırmak
    üzere birçok politikalar uygulanmıştır. Bu politikaları sübvansiyonlar, kredi politikaları,
    çeşitli ıslah politikaları, yatırım politikaları, süt ve et teşvik primleri ve çeşitli dış ticaret
    politikaları olarak özetlemek mümkündür. Fakat bütün bu politik uygulamalara rağmen
    Türkiye’de süt hayvancılığı ve süt sanayiine ilişkin olarak, gelişmiş ülkelerdekine benzer
    uzun dönemli, planlı ve sistemli politikalar uygulandığını söylemek mümkün değildir.
    Dolayısıyla ülkemizde de sektörün gelişimi için orta vadede istikrar ortamı sağlanması
    gerekmektedir. Bu bağlamda süt tozu ihracatının desteklenmesi fiyat istikrarı sağlamada çok
    etkili bir politika aracıdır.
    Süt sahip olduğu biyolojik yapı itibariyle taşıma, işleme, depolama ve pazarlama
    aşamalarında önemli risklerle karşı karşıyadır. Ayrıca süt üretiminde mevsimsel dağılım çok
    önemli rol oynamaktadır. Dolayısıyla talep fazlası sütün dayanıklı ürünlere dönüştürülerek
    depolanması gerekmektedir. Bu kapsamda süt tozu piyasada denge sağlama ve süt üretiminde
    mevsimsel dalgalanmaları stabilize etme bakımından oldukça stratejik ürünlerdir. Gelişmiş
    ülkelerde bu ürünlerin önemi çok iyi anlaşılmış bu konuda çok önemli politikalar uygulanmış,
    süt tozu düzenli bir şekilde üretilip, desteklenmiş, depolanmış ve ihracatı teşvik edilmiştir.
    Türkiye’de son 10 yıl öncesine kadar lüks bir teknoloji kabul edilen süt tozu
    teknolojisi bugün hızla gelişmiş olup, hem süt tozu üreten işletmelerin sayısı, hem de bu
    işletmelerin teknolojik seviyeleri giderek yükselmiştir. Türkiye’de süt tozu üretimi yapan 10
    işletmeden alınan verilere göre yıllık toplam 44 bin ton civarında süt tozu üretim kapasitesi
    mevcut iken, son yıllarda üretimin 12 bin ile 15 bin ton arasında değiştiğini görmekteyiz.
    Dolayısıyla bu rakamlara göre kapasite kullanım oranının yaklaşık %20-30 civarında
    olduğunu söyleyebiliriz. Diğer taraftan mevcut bu üretim kapasitesine rağmen Türkiye’nin
    AB’ye verdiği tavizler ve çeşitli ikili anlaşmalar kapsamında ülkeye 8-10 bin ton civarında süt
    tozu ithal edilmektedir.
    Bu değerler Türkiye’deki mevcut kapasitenin yurt içi talebi karşılayabileceği gibi
    uygulanacak politikalara bağlı olarak dış ticarette de önünün açılması gerekliliğini ortaya
    çıkarmaktadır. Fakat AB’nin ihracatı teşvik politikalarıyla maliyetinin altında bir fiyatla ve
    sıfır gümrükle süt tozu ihracatı yaptığı gerçeğinden yola çıkılırsa Türkiye’nin bu konuda
    rekabet şansının var olduğunu söylemek mümkün değildir. Dolayısıyla stratejik öneme sahip
    bu ürünün dış piyasalarda önünün açılması için öncelikle AB fiyatları ile maliyetler arasındaki
    farkın ihracat teşviki olarak veya gelişmiş ülkelerdekine benzer bir şekilde depolama vs. gibi
    destekler kapsamında sanayiciye verilmesi mutlak surette gerekli hale gelmiştir.
    Ankara üniversitesi Mühendislik Fakültesi
    tozunun bir de (çikolata sanayi, bisküvi sanayi gibi) yurt içi imalat sanayinde kullanımı söz
    konusudur. Bir tarafta düşük dünya fiyatları mevcutken, bu imalat sanayicilerin yurt içi
    üretimi tercih etmeleri için bu tarzdaki tüketimin de dahili işleme rejimi kapsamında ele
    alınması ve aynı teşvik miktarının yurt içi tüketime de uygulanması üreticinin ucuz AB
    fiyatları karşısında korunmasını sağlayacaktır.
    Şu anda süt sektöründe ortaya çıkan stoklar, çiğ süt üreticisini de zor durumda
    bırakmaktadır. Dolayısıyla yağsız süt tozunun 600 ile 900$/ton arasında desteklenmesi, ülke
    ekonomisine küçük miktarda yük getirecek olmasına rağmen, çiğ süt üreticisi ve sektörün
    geleceği açısından büyük sorunlara çözüm olacaktır. Uygulanacak teşvik fiyatlarının değişen
    dünya fiyatları karşısında esnek olması ve belki yıllar itibariyle başka ürünler için de
    uygulanabilecek nitelikte olması bu politikanın etkinliğini artırabilecektir.
    Bu kapsamda uygulanacak bir politika ile;
    · Uluslararası piyasada yeni pazar imkanları elde edilebilecek,
    · Yurt içine döviz girişi artacak,
    · Kapasite kullanım oranları yükselecek,
    · Çiğ süt fiyatları yükselecek,
    · Çiğ sütte mevsimsel dalgalanmaların etkisi azalacak,
    · Çiftçiye satış garantisi sağlanacak,
    · Kayıt dışı üretim kayıt altına alınabilecek,
    · Üretici ile sanayici arasındaki entegrasyon güçlenecek,
    · Devletin temel amaçlarından biri olan hayvancılığın gelişimi sağlanabilecektir.

Comments are closed.