• Süt Tozu Piyasasındaki Gelişmeler

    Süt tozu ihracatçısı olduk

    2007’deki süt krizi sonrasında verilen teşvikler ve ithalat yasağı karşılığını buldu. Süt tozu üreten tesisler kuruldu. Mevcut tesisler kapasite artırdı. Sembolik seviyelerdeki süt tozu ihracatı 2010’da 169 milyon, 2011′de ise 227 milyon dolara çıktı…

    TÜRKİYE son 5 yıldır et ve süt krizini konuşuyor. Her şey 2007 yılında çiğ sütün kilosu 35 kuruşlara kadar düşünce başlamıştı. Üretici sütten para kazanamayınca yaklaşık 1 milyon büyükbaş süt sığırı kesime gitmişti. İşte bu kesimler et fiyatlarında bir “yalancı bahar” oluşturdu. Fiyatlar hızla düştü…

    Sonrası malum; süt ve etteki zincir kırıldı. Önce süt fiyatları tavan yaptı ve kısa sürede 1 TL’ye yaklaştı. Et fiyatları da rekor üstüne rekor kırdı. Karkas etin kilosu 10 TL’lerden 25 TL’ye yükseldi. Perakendede 45 TL’ye kuşbaşı satıldığına şahit olduk. Aynı dönemde süt ürünlerinde de yüzde 80’leri bulan fiyat artışları yaşandı…

    Bütün bunları neden mi anlatıyoruz? Kısa süre önce yayınlanan bir tebliğle süt tozu ithalatı sessiz sedasız yasaklandı. Daha doğrusu geçen yıl başlayan yasağın kapsamı genişletildi. Ağırlıklı olarak çikolata ve bisküvi üretiminde kullanılan süt proteinleri ithalatı da yasak kapsamına alındı.

    STRATEJİK ÜRÜN

    Süt tozu deyip geçmeyin. Bu tedbirler daha önce alınsaydı; süt, süt ürünleri ve ette krizler yaşamak zorunda kalmayacaktık. İşte böylesine stratejik bir üründen bahsediyoruz. Peki süt tozu neden stratejik?

    Malum, süt hayvanlarının verimliliği yılın her günü aynı olmuyor. Yani sütün bol ve az olduğu dönemler var. İşte bol olduğu dönemlerde sütler toplanıp toz haline getiriliyor. Sanayici de sütün az olduğu dönemlerde bu tozları kullanıyor.

    9 litre sütten 1 kilo süt tozu elde edilebiliyor. Saklanması kolay ve kullanım ömrü de uzun olan süt tozu, bu özelliğiyle piyasada regülatör görevi üstleniyor. Hem fiyat hem de arzda istikrar sağlıyor. Bu sayede gerek süt üreticisi gerekse sanayici gelecek planlarını daha rahat yapabiliyor.

    Halen Türkiye genelindeki 14 şirket, 20 tesiste yılda 80 bin ton süt tozu üretiyor. Bu üretimin rakamsal değeri 800 milyon TL. 5 yıl önce yılda 40 bin ton civarında ithalat yapılıyordu. Ancak süt krizinden sonra süt tozu üretimi teşvik edilmeye başladı. Yıllık ortalama 50 milyon dolar tutarında teşvik verilerek yurtiçi üretim artırıldı. Hatta geçen yıldan itibaren yerli üretimi desteklemek için süt tozu ithalatına yasak getirildi. Bu yıl çikolata ve bisküvi sektöründe kullanılan süt proteini de ithalat yasağı kapsamına alındı.

    Süt tozu nedir nerelerde kullanılır?

    Süt tozu, aslında bir nevi yoğunlaştırılmış süt. 9 litre sütten 1 kg elde edilebiliyor. Saklaması kolay ve uzun ömürlü olduğu için tercih ediliyor. Yani ağırlıklı olarak süt ve süt ürünleri sektöründe kullanılıyor. Yoğurt ve peynir üretiminde yoğun olarak tercih ediliyor. Pasta ve hamur işlemlerinde, ürün kalitesi için, sıvı sütün ürünü çok inceltmesi istenmediği durumlarda süt tozu katılıyor. Bebek mamalarında, hazır çorba gibi kurutulmuş hazır ürünlerin içeriğini hazırlamakta da kullanılıyor. Kahve kremaları süt tozundan imla ediliyor. Dondurma ve bazı şekerleme ürünlerinde kıvamı sağlıyor….

    Süt tozunun stratejik önemiyle ilgili ise şu değerlendirme  yapılıyor: “Süt tozu tüm dünyada giderek önem kazanıyor. Çünkü en uzun süre saklanabilen süt ürünü. Aynı zamanda önemli bir piyasa düzenleme aracı. Üretimin çok, tüketimin az olduğu aylarda süt fiyatları düşmeye başlıyor. Tüketimin arttığı üretimin azaldığı aylarda ise aşırı yükseliyor. Yaklaşık 5 yıl önce fiyatlar aşırı düştüğü için süt hayvanları kesime gönderilmişti. İşte süt tozu, üretim ve tüketime bağlı olarak fiyatlarda oluşan dengesizliği ortadan kaldırabilecek bir piyasa düzenleme aracı. Nitekim son 2 yıllık uygulama bile piyasaya önemli bir istikrar getirdi. Şu anda fiyatlar 80 kuruş seviyesinde. Üretici de, sanayici de fiyattan memnun.”

    İTHALAT DÜŞTÜ

    2007 yılında süt tozunda 40 bin tonun üzerinde ithalat yapılıyordu. Dışarıdan daha ucuza geldiği için de içerideki üreticiler kapasitelerini yüzde 20 seviyelerine indirmişti. 2007 yılından sonra alınan tedbirlerle tablo da farklı bir noktaya geldi. 2009 yılından itibaren ilk kez süt tozu ihraç eder hale geldik. 2009’da 600 ton olan ihracatımız 2011’de 10 bin tonun üzerine çıktı, lthalatsa 2 bin 500 tona geriledi. Harun Çallı, “Türkiye artık süt tozunda ihracatçı konumuna geldi” diyor.

    Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Velioğlu da ithalat yasağının süt tozu yatırımlarını hareketlendirmesini olumlu buluyor: “Süt tozunda üç yıl öncesine kadar ithalatçıydık.

    Üretim tesislerimiz sınırlı kapasitelerle ithal ürünlerle rekabette zorlanıyor du. İthalat kolay olduğu için birçok tesiste üretim durmuştu. Bugün atıl kapasiteler harekete geçti.

    Halen 20 fabrikada üretim yapılıyor.

    Türkiye artık süt tozu ihracatında büyük düşünmek durumunda.”

    CENTİLMENLİK ÇAĞRISI

    Nisan ve mayıs, süt üretiminin maksimum seviyelere çıktığı aylar. Doğumların yoğunlaştığı bu dönemde doğal ve bolca beslenebilen hayvanların süt üretimi artıyor. Tabii sütün bollaştığı bu dönemde sanayici ucuz süt verimliliği istiyor. Üretici de sütünü değerinde satmaya çalışıyor. Hüseyin Velioğlu, şimdiden fiyatları aşağı çekmek için bir gayret başladığını söylüyor ve şu uyarılarda bulunuyor:

    “Halen çiğ sütün üreticiden alış fiyatı 80 kuruş. Ancak bazı büyük üreticiler fiyatı düşürmek için çalışıyor. 80 kuruşun altı üreticiyi üzer. 2007 yılına geri dönmeyelim. Sonra bütün dengeler altüst oluyor. Biz üretici olarak karların eriyip otların bollaştığı dönem yaklaştıkça tedirgin oluyoruz. Sanayiciler dikkatli olmalı. Herkes centilmence davransın. Süt, et ve süt ürünleri için kritik öneme sahiptir. Fiyatlarla oynamayalım.”

    Bahçıvan Gıda, aynı zamanda süt tozu da üretiyor. Bu şirketin sahibi Erdal Bahçıvan, sektörün önde gelen temsilcilerinden. Bir dönem SETBIR (Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği) başkanlığı da yapmıştı. Bahçıvan, süt tozuna ithalat yasağını ve sonrasındaki gelişmeleri şöyle yorumluyor:

    BAĞIMLILIK BİTTİ

    “İthalata bağımlılık bitti. Türkiye’nin üretimi talepleri karşılıyor. Devlet bu işi süt piyasasının istikrara kavuşması için destekliyor. Geçen yıl başlayan önlemler bu yıl da devam ediyor. Yerinde bir karar, destekliyoruz. Önümüzdeki dönemde süt tozu üretimi daha da artacaktır. Bu da sanayicinin süt tedarikini ve fiyatları istikrarlı bir yapıya kavuşturacaktır.”

    SETBİR Başkanı ve Yorsan Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yörük de süt tozuna verilen destekler sayesinde ihracatın artmasına vurgu yapıyor.

    2010’da 169 milyon dolar olan tüt tozu ihracatının geçen yıl 227 milyon dolara yükseldiğini belirten Yörük, “Süt tozunda aradaki maliyet farkı yerli üreticiye verilerek desteklendi. Bu sistem kırmızı ete de uygulanabilir. Böylece et fiyatları ve et piyasası istikrar kazanmış olur” diyor.


    Post Tagged with ,
Comments are closed.